Sivas'ta, 2 Temmuz 1993 yılındaMadımak Oteli'nin ateşe verilmesiyle başlayan ve 37 kişinin ölümüylesonuçlanan olayların 15'inci yıldönümü için anma programı düzenlendi.
2 ayrı anmadan CHP'nin otel önünde düzenlediği programda konuşan GrupBaşkan Vekili ve Ankara Milletvekili Hakkı Süha Okay, “Madımak mutlakahoşgörü ve aydınlanma müzesi olmalıdır” dedi.
Sivas olaylarının 15'inci yıldönümü nedeniyle sabah saatlerindenitibaren şehir merkezinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Otelinbulunduğu Eski Belediye Sokak ile Atatürk Caddesi ve İstasyon Caddesiaraç trafiğine kapatıldı. Çevre illerden gelen polis ekiplerinin dekatılımı ile kent merkezinde önlemler en üst seviyeye çıkarıldı.
Sabah saatlerinden itibaren kafileler ile anma programlarına katılmakiçin gelenler otel önünde birikmeye başladı. Törenler, CHP başta olmaküzere Atütürkçü Düşünce Derneği, Cem Vakfı, Eğitim İş Sendikası,Cumhuriyet Kadınları Derneği ile Cumok'un ortak olarak düzenlediği anmaprogramıyla başladı.
CHP binası önünde toplanan ve aralarında 25 milletvekilinin debulunduğu 500 kişilik grup ilk olarak kent meydanında bulunan AtatürkAnıtı önüne geldi. Burada anıta çelenk sunulup saygı duruşundabulunulduktan sonra İstiklal Marşı okundu. Burada konuşan CHP SivasMilletvekili Malik Ecder Özdemir, devleti yönetenlerin suskunluğunubozarak, tarihteki bu kanlı olayla yüzleşmesi gerektiğini söyledi.
Özdemir, “Yaşanan bu vahşetten en çok Sivas halkı zarar görmüştür.Sivas 2 Temmuz ile değil, 4 Eylül ile özdeşleşmiş bir Cumhuriyetkentidir. Başkaca konularda insan haklarından bolca bahsedenler, baştasayın Başbakan olmak üzere bir kere olsun, çıkıp bu katliamıkınadığını, bunun bir insanlık suçu olduğunu, laik Cumhnuriyet'ebaşkaldırı olduğunu ifade etmelidir” dedi.
Buradaki programın ardından grup ellerinde taşıdıkları karanfillerleAtatürk Caddesi üzerinden alkış ve sloganlar eşliğinde MadımakOteli'nin önüne geldi. Burada milletvekilleri, partililer ve destekveren diğer sivil toplum kuruluşları temsilcileri otel önüne karanfilbıraktı. CHP Grup Başkan Vekili ve Ankara Milletvekili Hakkı Süha Okay,2 Temmuz 1993'te Sivas'ta bir başkaldırıya tanık olduklarınıbelirterek, şunları söyledi:
“Burada toplanan kalabalık, ‘Kahrolsun laiklik’, ‘Cumhuriyet buradakuruldu, burada yıkılacak’ sloganları atıyordu. Olayların başsorumlularından biri olan Cafer Erçakmak bugün hala yakalanabilmişdeğil. Bu otelin bulunduğu yerde halen bir et lokantasınınbulunmasından dolayı büyük üzüntü duyuyoruz. Madımak mutlaka hoşgörü veaydınlanma müzesi olmalıdır. Otelin müzeye dönüştürülmesi için gerekliçalışmaları yaptık, kanun teklifleri verdik. CHP olarak bedelini bizödeyerdek burayı satın almaya çalıştık. ‘Aman sakın satmayın’ dediler.Biz artık 2 Temmuz günlerinin barış, kardeşlik ve sevgi günü olmasınıistiyoruz. Bu mücadeeye hep beraber devam edeceğiz ve bu mücadeledenasla dönmeyeceğiz.”
Daha sonra programa destek veren kuruluşlar adına hazırlanan ortakbildiriyi CHP İl Başkanı Bülent Renda Deniz okudu. Ortak bildiride, “15yıl önce gerçekleşen katliamın ve bu amaca yönelik hareketlerin birdaha yaşanmaması için devletin ve toplumun tüm güçlerinin, görekenözeni göstermesini diliyoruz” denildi. Partililer daha sonrda otelönünden ayrıldı.
ÇIĞLIK MASKESİ İLE KATILDI
CHP'nin düzenlediği anma programına, hazırladığı bir kuklanın üzerine,‘Çığlık’ filminde kullanılan maskeyi geçiren ve önüne, ‘Acıları ballayedik, yanan nefeslerle, Sivaslılar sizleri özler, susmayan nefeslerle’yazılı döviz taşıyan 50 yaşındaki Mustafa Çetinoğlu dikkat çekti.
MUM YAKTILAR
CHP'nin programı öncesinde otel önüne gelmeye başlayanlardanbazılarının mum yakarak otel önüne bıraktığı ve etrafına dakanranfiller koyduğu görüldü. Burada bazı kişiler sert açıklamalardabulunurken, özellikle Başbakan ve hükümete yönelik tepkilerini dilegetirdi. Gruba polis müdahele etmezken; diğer yetkililerin müdahalesiile gerginlik yaşanması önlendi.
Anma programları, Alevi dernekleri, çeşitli siyasi partiler ve siviltoplum örgütlerinin katılımıyla gerçekleştirilecek olan ikinciprogramla devam etti.
YANARAK CAN VERDİLER
Sivas Madımak Olayı, 2 Temmuz 1993 tarihinde Sivas'ta Pir Sultan AbdalŞenlikleri sırasında Madımak Oteli'nin kuşatılıp yakılması vedolayısıyla şehirde bulunan 32 Alevi yazar, ozan ve aydının yakılarakkatledilmesi ve oteli ateşe verenlerden de ikisinin hayatınıkaybetmesiyle sonuçlanan olaylar zinciridir.
Pir Sultan Abdal Şenlikleri kapsamında etkinliklerin bir bölümünün dePir Sultan Abdal’ın sazının çalındığı Sivas şehir merkezinde yapılmasıöngörülmüştü. Bu kapsamda pek çok aydının yanı sıra Aziz Nesin buetkinlik nedeniyle dönemin Sivas valisi Ahmet Karabilgin'in özeldavetlisi olarak bu kente gelmişti.
2 Temmuz 1993 günü organize biçimde öğle saatlerinde Paşa ve Meydancamilerinde çıkan gruplar önce etkinliklerin yapıldığı KültürMerkezi’ne ulaşarak, bir gün önce dikilen anıtı kısmen tahrip etti.Kültür Merkezi içindeki karşıt grupla çıkan taşlı sopalı çatışma, polistarafından fazla büyümeden, zor kullanılarak önlendi.
Hızını alamayan ve sayısı yaklaşık 10.000'e ulaşan grup, KültürMerkezi’nden yeniden Hükümet Meydanı’na geldi. Hükümet Konağı’nıtaşlamaya ve slogan atmaya başlayan grup ardından Madımak Otelicivarına ulaşarak, slogan atmaya devam etti. Grubun sayısı akşamsaatlerinde 20.000'e yaklaştı. Grup önce Madımak Oteli önündekiaraçları ateşe verdi ve oteli taşladı bunun sonucunda taşlanarakcamları kırılan Madımak oteli tutusturalan perdelerler ve alt kattakibulunan esyalarla birlikte yakildi otele sığınmış olan aydınlardan,aralarında Asım Bezirci, Nesimi Çimen,Muhlis Akarsu, Metin Altıok veHasret Gültekin'in de bulunduğu 37 kişi yanarak veya dumandan boğularakyaşamını yitirdi. Aralarında Aziz Nesin'in de bulunduğu 51 kişi deolaylardan kendi olanaklarıyla, ağır yaralarla kurtuldu. Başındanyaralanan Aziz Nesin'i linç edilmekten araya giren polisler kurtardı.Yaralılar, polis arabalarıyla Tıp Fakültesi Hastanesi`ne götürüldü.
Olaylar sonucunda 33 konuk, 2 otel görevlisi ile 2 saldırgan yaşamınıyitirdi. Gene olaylar sırasında Atatürk - Kongre ve Etnografya Müzesiönünde bulunan Atatürk büstü tahrip edildi. Akşam saatlerinde valilikçeilan edilen ”2 günlük sokağa çıkma yasağı” ile birlikte, güvenlikgüçleri şehirde tam bir hakimiyet sağlayabildi.
Yargılama
Olaydan bir gün sonra 35 kişi gözaltına alındı. Daha sonra gözaltınaalınanların sayısı 190'a çıktı. Gözaltına alınan 190 kişiden 124'ühakkında "laik anayasal düzeni değiştirip din devleti kurmaya kalkışma"suçlamasıyla dava açıldı,[1] geri kalanlar serbest bırakıldı.Kamuoyunda Sivas Davası olarak bilinen davanın ilk duruşması, Ankara 1No'lu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nde 21 Ekim 1993 günü yapıldı.
26 Aralık 1994'te karara bağlanan dava sonucunda, 22 sanık hakkında15'er yıl, 3 sanık hakkında 10'ar yıl, 54 sanık hakkında 3'er yıl, 6sanık hakkında 2'şer yıl hapis cezası, 37 sanık hakkında da beraatkararı verildi.
Müdahil avukatlar, Devlet Güvenlik Mahkemesi'nin kararını "taraflı,hukuka ve adalete aykırı" olarak niteleyerek, ayrıntılı bir savunmaylatemyize gittiler. Yargıtay 9. Ceza Dairesi katliamın "Cumhuriyete,Laikliğe ve Demokrasiye yönelik olduğunu" belirterek Devlet GüvenlikMahkemesi'nin kararını esastan bozdu. Ankara 1 No'lu Devlet GüvenlikMahkemesi, Yargıtay'ın bozma kararına uyarak yargılamayı yenidenbaşlattı.
28 Kasım 1997'de açıklanan kararda, 33 sanık Türk Ceza Yasası'nın 146/1maddesine göre idama ve 14 sanık 15 yıla kadar değişen hapis cezasınamahkûm edildi. Yargıtay 9. Ceza Dairesi 24 Aralık 1998'de hapiscezalarını onadı, 33 idam cezasını ise usül noksanlıkları nedeniylebozdu. Şubat 1999 tarihinde usül eksikliklerinin giderilmesi içinbaşlayan yargılama sonucunda 16 Haziran 2000'de 33 sanık DevletGüvenlik Mahkemesi'nce yeniden idam cezasına çarptırıldı. 2002 yılındaidam cezasının yürürlükten kaldırılmasıyla idam cezası hükümlülerinincezaları müebbet ağır hapis cezasına çevrildi.
Sanıkların avukatlığını Refahyol iktidarının Adalet Bakanı Şevket Kazanüstlendi ve bakanlığı sırasında onları hapisanede ziyaret etti.
Geçen bu zaman zarfı içerisinde sanık sayısı tahliyelerle 33'e düştü.Olayın kilit ismi olarak nitelendirilen, dönemin Sivas Belediye Meclisiüyesi Cafer Erçakmak ve Yargıtay'ın 1997'deki bozma kararından sonrafirar eden 8 sanık ise halen yakalanamamıştır.
Sivas Davası İstiklal Mahkemeleri sonrasında, tek bir davada, bu kadar çok idam cezasının verildiği ilk davadır.
Hayatını kaybedenler
Muhibe Akarsu - 35 yaşında, Muhlis Akarsu'nun eşi
Muhlis Akarsu - 45 yaşında, sanatçı
Gülender Akça - 25 yaşında
Metin Altıok - 52 yaşında, şair, yazar
Ahmet Alan - 22 yaşında
Mehmet Atay - 25 yaşında, gazeteci
Sehergül Ateş - 30 yaşında
Behçet Aysan - 44 yaşında, şair
Erdal Ayrancı - 35 yaşında
Asım Bezirci - 66 yaşında araştırmacı, yazar
Belkıs Çakır- 18 yaşında
Serpil Canik - 19 yaşında
Muammer Çiçek - 26 yaşında, aktör
Nesimi Çimen - 67 yaşında, şair, sanatçı, üç telli curanın son ustası
Carina Cuanna - 23 yaşında, Hollandalı gazeteci
Serkan Doğan - 19 yaşında
Hasret Gültekin - 23 yaşında şair, sanatçı, şelpe tekniğinin önderi
Murat Güneş,Murat Gündüz - 22 yaşında
Gülsüm Karababa -22 yaşında
Uğur Kaynar - 37 yaşında, şair
Asaf Koçak - 35 yaşında, karikatürist
Koray Kaya - 12 yaşında
Menekşe Kaya - 17 yaşında
Handan Metin - 20 yaşında
Sait Metin - 23 yaşında
Huriye Özkan - 22 yaşında
Yeşim Özkan - 20 yaşında
Ahmet Öztürk - 21 yaşında
Ahmet Özyurt - 21 yaşında
Nurcan Şahin - 18 yaşında
Özlem Şahin - 17 yaşında
Asuman Sivri - 16 yaşında
Yasemin Sivri - 19 yaşında
Edibe Sulari - 40 yaşında, sanatçı
İnci Türk - 22 yaşında
Kenan Yılmaz - 21 yaşında